Gençler ‘bağımsız’lık istiyor, Akşam Gazetesi
July 15, 2003
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/07/15/kultursanat/kultursanat1.html
Şu sıralar dünyanın birçok festivalinde Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin kısa filmleri gösteriliyor. İmkansızı başaran gençlerin hedefi ise bağımsız bir sinema yaratmakBugünlerde dünyanın birçok sinema festivalinde Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin çalışmaları konuşuluyor. Üniversitenin Sinema-Televizyon Bölümü teoriyi ve pratiği birleştiren sistemi sayesinde öğrencilerini yaratıcılığa ve ‘kendi seslerini bulmaya’ yönlendiriyor. Bölümün Başkan Yardımcısı Can Candan bir yandan öğrencilerini festivaller için teşvik ederken bir yandan da yaratıcılıklarını zorlamak için proje çalışmaları hazırlıyor. Öğrenciler de onun çabasını boşa çıkarmıyor ve kısa metrajlı film çalışmalarıyla 3. Paso Öğrenci Film Festivali, AFM Bağımsız Film Festivali, Tribeca Film Yarışması gibi yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarda okullarını temsil ediyorlar.
Öğrencilerin çalışmalarını ‘kısa film’ yerine ‘bağımsız sinema’ olarak değerlendiren bölüm Başkan Yardımcısı Can Candan, Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Uzak’ filmini bir bağımsız sinema örneği olarak gösteriyor; ‘Komser Şekspir’, ‘O Şimdi Asker’ gibi filmlerin ise seyirci kaygısı taşıdığını düşünü-yor. Türkiye’de bütün sinemacıların uzun metrajlı film çekmek istediğini anlatan Candan, kısa filmlere bir tür basamak muamelesi yapıldığını söylüyor.
Bölüm öğrencileri Pınar Beşikçi, Efe Öztezdoğan, Tunay Sevinç ve Melis Veziroğlu ile çalışmaları üze-rine yaptığımız söyleşide bize Türkiye’de bağımsız sinema yapmanın zorluklarını anlattılar. ‘Muzaffer Muzaffer’ adlı çalışmasıyla mayıs ayında New York’ta düzenlenen Tribeca Film Festivali’ne katılan 13 filmden biri oldu. Oğuz Aral’ın bir hikayesinden yola çıkarak çekilen film şimdi de Los Angeles’ta düzenlenecek International Film Festival Cinema and Tecnology’e katılacak. TRT’de gösterilecek ‘Bank’ adlı kısa filmin üzerinde çalışan Sevinç ‘Benim hedef kitlem klasik festival seyircisi değil. İnsanlar pop corn alıp, kısa film izleyebilmeli. New York’taki pop corn yi-yerek kısa film izleyen seyirciden çok memnun kaldım. Filmi izlerken çok eğlendiler’ diyor. Bölümden bu yıl mezun olan Efe Öztezdoğan ise kısa filmleri yine kısa filmcilerin izlediğini düşünüyor. Alman Lisesi’ndeki Sinema Kulübü öğrencilerine sinema üzerine ders veren Öztezdoğan imkansızlıklardan şikayetçi ve ‘Ne kadar suyun altında kalabilirseniz o kadar çok film çekebilirsiniz’ diyor. Bu yıl ikinci sınıfa geçen Pınar Beşikçi de ilk kısa film çalışmasını henüz lise öğrencisiyken gerçekleştirmiş. Beşikçi ile Reklamcılık bölümünden Virna Estroti, Loreal’in Marketing yarışmasında Türkiye birincisi olan grubun dergi ve TV reklamlarını oluşturmuşlar. Beşikçi idealinin uzun metrajlı film çekmek olduğunu söylüyor. Okulun mezunlarından Melis Veziroğlu ise senaryo yazıyor, Ferzan Özpetek’i örnek alıyor. Tatilde olmalarına rağmen röportaj için okula gelen öğrencilerin yanlarından ayrılırken ardımda olanaksızlıklara rağmen ‘Kendi seslerini’ duyurabilecekleri filmler üzerinde konuşmaya devam eden heyecanlı gençler bırakıyorum.
Simge YILDIRIM