İstanbul’da bir kış günü, SSK Samatya, denize nazır..5 Ocak 1982’de ben doğdum. Deniz, su, mavi, kış.

Hayatımdaki okul maceraları içinde en eğlenceli olanı ilk okulumdur.

O zaman ilk okuldan sonra sınav vardı, ben Notre Dame de Sion’u kazandım. Eğitimi sorguladığım ergenlik yaşlarım, her sene 19.5 gün devamsızlığım, orta son sınıf tekrarım, disiplin ve de cezalar, hala aklımda kalan Victor Hugo şiirleri, başarısız hissettiğim, ailemin bana olan inancını sorguladığı, kalıpları delip geçmeme izin olmayan yıllarımı geçirdiğim orta okul.

Lisede Saint Joseph’teydim. Lise 1’deki mutluluğum, kazandığım fotoğraf yarışması, şiir yarışması ve de ilk teşekkür belgem… Bir gün okul duvarında bir AFS posteri görüp peşine takıldığım vakit bu maceranın hayatımı değiştireceğini aklım alamazdı.

2000-2001 yılında AFS bursuyla Cordoba, Arjantin. Orası ben gibi, ben orası gibiyim. 40 derece sıcak, havuz pis mi pis. Dayanamadım girdim. Bitlendim. Köşedeki Brezilya’lı falcı dediki evde büyü var, bu suyla yıkanıp “geldiği gibi gitsin” diyerek kapı eşiğinden dökün. Bütün vücudum alerji oldu. Dedim ki Buenos Aires’de bir konsere gideyim. Parasız kaldım. Sokak tangoları izledim. Arjantin’deki lisem Instituto La Inmaculada’dan yüksek not ortalamam sonucu aldığım diploma dengi sertifikam ve orada bir dönem La Metro Üniversitesi’nde okuduğum dijital fotoğrafçılık bölümü…

Sonunda Saint Joseph’e dönüş. Arjantin’de biriktirdiklerimin hayat buluşu; ilk kısa filmim “Erkekler Tuvaleti”. İlk kısa film festivaline katılışım. Ve tabi Arjantin’e geri dönmek için para biriktirme çabalarım, ilk iş deneyimim. Air Tour turizm acentasında İspanyolca transfer elemanlığı yapışım. Yeteri kadar para biriktiremeyişim. ÖSS’ye hazırlanışım. Diploma.

Aklımda daha da netleşen kararlarım. 2002 yılı Sinema & Tv bölümüne girişim.

Dedim ki içimden, içinde bir yerlerde bir güç buluyorsan onu boşuna harcama, tut, kovala. Yarat, üret, dönüştür. Ben bu güce tutunmak istedim. Limondan yaptığım küpelerim, kendi diktiğim eteklerim, bebeklerim, kendi gözümden gördüklerim…

Şu an Bilgi Üniversitesi, Sinema Tv Bölümü araştırma görevlisiyim. Ama esas…

Bir festivalin formunu doldururken, “yönetmen hakkında” diye bir bölüm vardı, oraya şöyle yazmak istedim içimde ukde kaldı: Ayaklarım büyük o yüzden narin ayakkabıları beğenir beğenir alamam. Bir kardeşim var, adı Ali onu çok seviyorum. Bir kedim ve bir köpeğimle yaşıyorum. Anneme ve babama çok düşkünümdür. Ellerim babamın kopyası. Hayatta en çok yapmak istediğim işi yapmak istiyorum. Ayrıca güzel yemek yapıyorum. Kendimi zayıf, uzun ve siyah saçlı hayal ederim, hiç bir zaman olmadığım halde. Gözlerin ne renk diye sorulmasını sevmem, ben gözlerimi karşımdakilerden daha az görüyorum. Uyumaya gerek kalmadan fişe takılarak şarj olmak isterdim. Ayrıca hala dünya barışı gibi klişe dileklerim var. Oscar aldığımı falan da hayal ediyordum küçükken.

Pınar.

4 Responses to “About me”

  1. Bora Aksoylu said

    Okudum Okudum Okudum

    Sonra dedimki

    Cok seviyorum ben seni yaaaaa

    Bir de ozledim

    Optum

    Gittim :):):)

  2. MeSuT said

    aslında hiç uzatmıyalım direkt evlenelim seninle Pınar…

    kiss

  3. Merhaba Pınar hanım;
    Kapıkulu Düğün serisinden bir fotoğrafınızı aşağıdaki adreste kullandık. Bir mahsuru varsa kaldıralım, yoksa şimdiden çok teşekkür edelim.

    Selamlar :)

    http://www.izmirlife.com/2008/09/08/bas-gaza-askim-bas-gaza/

  4. Nevra said

    Okudum
    Ve
    Çok hoşuma gitti
    Aklımdan geçti…
    Ne güzel bir çocukluğumuz oldu seninle
    Bazen fotoğraflara bakıyorum ve çok özlüyorum…
    Görüşemesekde sevildiğini bil :)
    Nevra

Leave a Reply